BATI KARADENİZ TURU
1. GÜN
Simav Otogardan Hareket Ediyoruz.
4. GÜN
Otelimizde alacağımız kahvaltımızın ardından bavullarımızı otobüsümüze yerleştirip göller bölgesinin en
popüler yeri olan YEDİGÖLLER’e doğru yola çıkıyoruz. Bizi bekleyen minibüslere binip, güzel manzaralar
eşliğinde YEDİGÖLLER Milli Parkı’na giriş yapıyoruz. (Minibüs ücretleri ekstradır -Katılımcı sayısına bağlı
olarak değişmektedir.) YEDİGÖLLER’de, SAZLIGÖL, İNCEGÖL, KÜÇÜKGÖL, DERİNGÖL, BÜYÜKGÖL,
KURUGÖL ve SERİNGÖL’ü görerek, muhteşem bir doğa ile baş başa yürüyüşler yapıyoruz. Gökkuşağı
renklerini andıran rengôrenk ağaçlarla kaplı bu ortamda gezimizi tamamlayarak bizi bekleyen minibüslerle
BOLU’ya iniyoruz. Bir doğa harikası olan ve kart postallarda gördüğümüz cennet bölge GÖLCÜK GÖLÜ’ne
doğru yola çıkıyoruz. Rehberimizin anlatımlarıyla serbest zaman veriyoruz. Fotoğraflarımızı çekip keyif
kahvesini içtikten sonra tekrar otobüsümüze binip SAPANCA MASUKİYE’ye hareket ediyoruz. Maşukiye
Merkez Panoramik Şelale gezisini yapıp. Hediyelik Eşya çarşısını ziyaret ederek yöresel ürün
alışverişlerimizi yapıp sapanca gölü kenarında panoramik olarak gezip çaylarımızı içtikten sonra bir sonraki
PAPSİTVR ORGANİZSYONUNDA tekrar görüşmek dileğimizle vedalaşıyoruz.
(Simav’a tahmini varış saatimiz 23:00-24:00 arasıdadır.)
2. GÜN
Molalarımız ile birlikte gece yolculuğumuzun ardından sabah saatlerinde Bolu-Amasra yolu üzerinde baston
yapımı ile ünlü DEVREK’e varıyoruz. Karadeniz bölgesinin batısında yer alan Devrek, idari olarak bağlı olduğu
Zonguldak’a 60 km mesafededir. Yörede kayın , çınar , kestane, kavak, meşe, gürgen, karaağaç gibi yapraklı;
karaçam, sarıçam ve köknar gibi iğne yapraklı ağaç türleri mevcuttur. Bunların yanı sıra baston yapımına
uygun, yalnızca Yenice ilçesi ile Mengen ilçesi arasında Devrek’in içinde bulunduğu bir alanda kızılcık ağacı
yetişmektedir. BASTONCULAR Çarşısı’nda serbest zaman veriyoruz. El emeği baston yapımını görüyor ve hediyelik eşyalarımızı aldıktan sonra rotamızı Karadeniz’in en güzel sayfiye kasabalarından biri olan,
AMASRA’da, ANADOLU’daki maif kaya üzerine yapılmış tek örnek olan, ROMA YOL ANITI (Kuşkaya
Anıtı’nı) görüyor. Adını mitolojiye göre bir amazon kraliçesinden, tarihsel anlatıma göre bir Pers prensesinden alan ve Fatih Sultan Mehmet ‘in “Lala Lala Çeşm-i Cihan (Dünya’nın Gözü) bu mu ola?” dediği ve
hayranlığını ifade ettiği Uyuyan Prenses lakaplı Amasra’yı tepeden görebileceğimiz Bakacak Tepesinde Fotoğraf molası veriyoruz. Molamızın ardından Boztepe olarak adlandırılan ada ile anakarayı birbirine
bağlayan Kemere köprüsüne geçiyoruz. bir müze kent olan Amasra nın sokaklarında dolaşırken kilise camisini,
şehir surlarını ve Ceneviz armalarını görerek tarihi boyunca Amasra’nın simgesi olmuş ahşap işlerinin
günümüzde merkezi olan Çekiciler Çarşısına geliyoruz. Burada gezinti ve alışveriş için bir süre serbest zaman
veriyoruz. Sonrasında öğle yemeği için eski özelliklerini günümüzde de korumayı sürdüren ünlü balık
restoranlarından birine geçiyoruz. Yemekten sonra Bartın üzerinden ağaçların doğal tüneller oluşturduğu
Türkiye’nin en keyifli yollarından birisini kullanıp Ahmet Usta geçidinden geçerek Safranbolu’ya ulaşıyoruz .
Akşam yemeği ve konaklama otelimizde
Konaklama : HOTEL AYGÜR (SAFRANBOLU)
3. GÜN
Sabah otelde alınan kahvaltının ardından Safranbolu’yu gezmeye başlıyoruz. Tarihi Safranbolu’ya ulaşarak
yapımı 1893 yılında tamamlanan ve manzarası ile sizi cezp edecek olan Kaymakamlar Konağı’na gidiyoruz.
Konak gezimiz esnasında Hayat, Harem ve Selamlık bölümlerini geziyoruz. Safranbolu tarihinin izlerini
görebileceğiniz sokaklardan kent merkezine doğru ilerlerken eski Semerciler, Manifaturacılar, Bakırcılar ve
Demirciler çarşılarını, kentin etrafında uzaktan gördüğümüz kanyonlardan biri olan ama kentin merkezinde
ihtişamına tanık olacağınız Akçasu Kanyonunu, ve öyküsüyle sizi şaşırtacak olan İzzet Mehmet Paşa Camii’ni
gördükten sonra günümüzde otel olarak da kullanılan Cinci Hanı (panaromik) görüyoruz. Tarihi çarşının içinde
yapacağımız yürüyüş içerisinde Köprülü Mehmet Paşa Camii ve bahçesindeki güneş saatini gördükten sonra
Yemeniciler Arastasına geçiyoruz. Daha sonra yöresel el işlerini görebileceğiniz ve en az Safranbolu’nun
kendisi kadar ünlü olan, İmren lokum çeşitlerini tadabileceğiniz çarşıdaki serbest zamanımızın ardından
Bektaşiliğin izlerinin hala görülebildiği ve bölgenin en eski köylerinden birisi olan Yörük Köyüne ulaşıyoruz.
Köy içerisinde vereceğimiz serbest zamanda köy kahvesinde çaylarımızı yudumlayıp konakların arasında
dolaşabileceğiz. Leyla Gencer gibi dünyaca ünlü isimlerin doğduğu bu yerleşim yerinde geçireceğimiz keyifli
anları hafızamıza kazıyarak, Safranbolu gezimizi tamamladıktan sonra akşam yemeğimizi almak ve
konaklamak üzere BOLU’daki otelimize gidiyoruz.
Konaklama: SOYLU OTEL (BOLU)